Nisan, 2008 Arşivi

Tek Masaüstünde Linux ve Windows

Windows ve Linux işletim sistemlerini aynı bilgisayarda kullanmak için pek çok yol var. Ancak Linux kurulu bir bilgisayarda aynı anda Windows işletim sistemini çalıştırmak Linux’a geçmek isteyen pek çok Windows kullanıcısının hayal ettiği bir şey olsa gerek. İşte, Linux kullanmak isteyen ama bazı nedenlerden dolayı Windows’tan vazgeçemeyenler için Linux ve Windows’u aynı anda çalıştırma yöntemi…

Adım 1: Gerekli yazılımı yüklemek
1.Linux kurulu sistemimizde aynı anda Windows’u da kullanabilmek için ihtiyacımız olan yazılım Virtualbox. Öncelikle buradan yazılımın Linux dağıtımımıza uygun olan sürümünü (şu an 1.5.6 sürümü) bilgisayarımıza indirelim. (Ek: Virtualbox Sun Microsystems tarafından satın alındığından dosya indirme linkleri Sun sunucularına taşındı.)

Alternatif: Pek çok Linux dağıtımında, VirtualBox paket depolarında hazır bulunuyor. Bu nedenle önce paket yöneticinizde “virtualbox” kelimesini aramanızı tavsiye ederim. Böylece kurulum daha pratik olacaktır…

2. İndirdiğiniz dosyaya çift tıklayarak programı kurduktan sonra konsolu açıp yönetici yetkisi aldıktan sonra şu komutu çalıştırmalısınız: $ adduser kullanıcı_adınız vboxusers (Ubuntu kullanıcıları komutun başına sudo ekleyerek yönetici yetkisiyle işlem yapabilirler)

3. Açık tüm programlarınızı kapattıktan sonra oturumunuzu kapatıp yeniden giriş yapın. Artık Virtualbox yazılımını rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Adım 2: Windows kullanmak için hazırlık
VirtualBox uygulaması Sistem Araçları menüsüne yerleşmiş oluyor. Bu menüden yazılımı çalıştırabilirsiniz.
Sanal bilgisayar oluşturmak için;
Sanal Sabit Disk Hazırlama -1Sanal Sabit Disk Hazırlama -2Sanal Sabit Disk Hazırlama -3Sanal Sabit Disk Hazırlama -4Sanal Sabit Disk Hazırlama -5Sanal Sabit Disk Hazırlama -6
1. “New” butonuna basın
2. Os Type (işletim sistemi tipi) olarak “Windows XP” seçin ve sanal bilgisayarınızın adını yazın (Örn: WinXp)
3. “Next”e basın. Bu ekranda hafıza boyutunu ayarlayacağız. Windows çalıştırmak için en az 256 MB bellek ayırmanız gerekiyor.. Ancak tavsiyem 512 MB bellek ayırmanızdır.
4. “Next”e bastığınızda sistemimiz için bir sabit disk seçmek için bir menü ekrana geliyor. Burada “New” butonuna basarak yeni bir disk oluşturmamız gerekiyor.4a. “Next”e basıyoruz.
4b. “Fixed-size image” seçeneğini seçip “Next”e basıyoruz.
4c. 6 GB alan sıradan bir Windows işletim sistemi için yeterlidir. Ancak sisteminize kurmanız gereken yüksek boyutlu yazılımlar varsa boyutu arttırabilirsiniz… Boyutu seçtikten sonra yine “Next”e basıyoruz
4d. Son olarak “Finish” butonuna basarak sabit diskimizi oluşturma işlemini bitiriyoruz.5. Oluşturduğumuz sabit diskin ismi ekrana gelmiş oluyor. Sırayla “Next” ve “Finish” butonlarına basarak işlemi tamamlayabiliriz.

Sanal makinemiz artık hazır. Fakat bazı ayarlar yapmakta fayda var. Bunun için Virtualbox ana penceresinde Sanal bilgisayarımızın ismini seçip “Settings” butonuna basıyoruz.

1. ‘General’ bölümünde “Video Memory Size” çubuğunu 64′e getiriyoruz. (Sanal video kartımıza atayacağımız bellek)
2. ‘CD/DVD-ROM’ bölümde “Mount CD/DVD Drive” seçeneğini işaretliyoruz.
3. ‘Audio’ bölümünde “Enable Audio” kutusunu işaretleyip açılır menüden ‘OSS Audio Driver’ seçeneğini seçiyoruz.
4. ‘Remote Display’ bölümünde “Enable VRDP Server” seçeneğini işaretliyoruz.

Ayarlarımızı da yaptıktan sonra sıra Windows işletim sistemini sanal bilgisayara kurmaya geldi. Windows XP kurulum CD’sini sürücümüze taktıktan sonra sanal bilgisayarımızı seçip Start butonuna basıyoruz. (Windows’un nasıl kurulacağından bahsetmeyeceğim)

(Not: Sanal işletim sistemini başlattıktan sonra Virtualbox penceresine faremizle tıkladıktan sonra imlecin kontrolü sanal bilgisayara geçiyor. Eğer imleci Linux işletim sisteminin kontrolüne geri almak isterseniz klavyenizsin sağındaki CTRL tuşuna basmanız yeterlidir…)

Adım 3: Sanal Windows’u ayarlama
Windows işletim sistemini sanal bilgisayarımıza kurduktan sonra sistem kendini yeniden başlattığında VirtualBox “Devices” menüsünden Install Guest Additions seçeneğini seçmemiz gerekiyor. Bu kurulumu da yaptıktan sonra sanal bilgisayarımızı yeniden başlatıyoruz. (Bu adımdan sonra fare imlecinin kontrolünü geri almak için her defasında CTRL tuşuna basmaya gerek kalmıyor)

Windows ve Linux’u tek masaüstünde birleştirin

Artık sıra son adımda. İlk yapmanız gereken Linux işletim sisteminizin Masaüstü Efektleri’ni kapatmak. Ardından VirtualBox Machine menüsünden Seamless Mode seçeneğini seçerek, iki işletim sistemini birbiri ile birleştirebilirsiniz.

İpucu: Bu işlemden sonra Windows görev çubuğu ekranın altında belirecektir. Linux menünüz ekranın altında kalıyorsa, Windows görev çubuğunun üzerine sağ tıklayıp “görev çubuğunu kilitle” seçeneğini seçerek görev çubuğunun kilidini kaldırdıktan sonra, çubuğu ekranın üstüne taşıyabilirsiniz…

Tek Masaüstünde Linux ve Windows

Uyarı: Bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda Sanal bilgisayarınızı da çalıştırmanız gerekiyor. Sanal bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda otomatik olarak Seamless mode (uyum modu) ile başlayacaktır. (Softpedia, Linux bölümünden derlenmiştir.)

Ubuntu 8.04 Deneyimleri

Gözde Linux dağıtımlarından Ubuntu’nun 8.04 (Hardy Heron) versiyonunun kararlı sürümünün piyasaya çıkmasına 4 gün kaldı. Bu süre zarfında kullanıcıların deneyimine sunulan alpha ve beta sürümlerinden sonra RC (Release Candidate = Yayınlanma Adayı) sürümü de bir süredir Ubuntu’nun sitesinden indirilebiliyor. Hatta isteyen Ubuntu (Kubuntu / Xubuntu / Edubuntu) kullanıcıları sistemlerini 8.04 sürümüne güncelleyebiliyorlar.

Ben de sistemimi güncel tutmak isteyenlerden biriyim. Üstelik de Ubuntu’nun sistesinde yer alan “test sürümlerini rutin olarak kullandığınız sistemlerinize kurmanız tavsiye edilmez” uyarısına rağmen sistemimi 8.04 (Hardy Heron) sürümüne güncelledim. Şimdi sizlere deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

Sistemimi güncellerken ilk aklıma gelen donanım – yazılım uyumsuzluklarının olup olmayacağıydı. Bu yüzden sistem güncellemesi yapmadan önce donanım bilgilerimi bir kenara not ettim. (Şu an Asus X51R dizüstü bilgisayar kullanıyorum. Sürücü problemi yaşayabileceğim donanımlar arasında harici ATI Radeon ekran kartım ve Atheros marka kablosuz ağ bağdaştırıcım var. Bilgisayarımda dahili Bluetooth modülü ve Motorola çipli Soft32 fax/modem de var ancak bu donanımları pek kullanmadığım için gözardı edebiliyorum.)

Güncelleme için öncelikle konsolu açtım ve $sudo apt-get update komunutu verdim. Güncelleme paketlerinin indirilmesi bittikten sonra görev çubuğunun sağında Adept-Updater programının simgesi belirdi. (Yanlış hatırlamıyorsam 320 civarında paketin güncellenmesi gerektiğini söylüyordu) Güncellemeyi yaptığınız tarihe göre güncellenecek paketlerin sayısı değişecektir. Misal, bugün 7.10 sürümünden güncelleme yapmaya kalkarsanız tahmini 700 civarında paketin güncellenmesi gerekebilir.)

Adept-updater simgesine tıklayarak yönetici parolamı girdim ve güncellemelerin kurulması için onay verdim. Bu noktada bir uyarım var. Ubuntu 8.04′e güncelleme yaparken sisteminizdeki Türkçe desteğin bir bölümünü kaybediyorsunuz. Fakat bunu, kurulumdan sonra düzeltebilmeniz mümkün. Paket güncellemeleri bittikten sonra bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda sizleri 1-2 donanım sorununun karşılaması normal. Güncellemeden sonra bilgisayarımın ses kartının ve ağ kartının çalışmadığını fark ettim. Donanım sürücülerini yeniden kurarak bu sorunu çözdüm. Fakat aradan 2 gün geçtikten sonra bu donanımların da sorununu çözen güncellemeler yüklendiğini fark ettim. Sorunun asıl nedeni kernel güncellemesinden sonra, ses kartını ve kablosuz ağ kartını çalıştıran sürücülerin yeni kernele uygun olarak derlenmemiş olmasıydı…

Şu an 8.04 Hardy Heron sürümünü ve KDE masaüstünü kullanıyorum.  (Yani Kubuntu 8.04 kullanıyorum) Sistemimde herhangi bir sorun yok. Tüm donanımlarım çalışıyor. (Bu arada, KDE’nin 4. sürümü de yayınlandı ve mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Vista kullanıcılarının en büyük kozu olan “müthiş görsel öğeler” KDE 4 ile masaüstünüze geliyor. Üstelik kat kat daha performanslı bir şekilde…)

8.04 Hardy Heron’un kararlı sürümü çıktığında, bilgisayarıma temiz bir kurulum yapıp deneyimlerimi tekrar paylaşacağım. O güne kadar Linux’lu günler dilerim…

Lexmark ve Vista Fiyaskosu

Geçtiğimiz günlerde yeni ofisimize taşındık ve yeni ofisimizde bazı değişiklikler yaptık. Bunlardan biri de yeni bir hepsi-bir-arada modeli bir cihaz almamızdı. Yazıcı, tarayıcı, fotokopi ve faks işlermizin hepsini birden halledebilecek pek çok yazıcıdan, en ucuzu olan Lexmark X5070 model yazıcıyı alıp ofisimize geldik. Geldik gelmesine ama başımıza geleceklerden zerre kadar haberimiz yoktu.

Öncelikle yazıcının baskı sunucusu (print server) desteği olmadığını öğrendik. (Baskı sunucusu, yazıcı ve benzeri cihazları modem, router ya da harici bir baskı sunucusu cihazı aracılığıyla ağ üzerinden paylaşmaya yarıyor.) Moralimizi çok bozmadan yazıcıyı bir bilgisayara kurup oradan paylaşmaya karar verdik. Windows XP yüklü bir bilgisayarda yazıcıyı denediğimizde ilk sayfanın yaklaşık 5 dakika sonra baskıya girdiğini görünce sorunun sistemde olabileceğini düşünerek başka bir seçeneğe yöneldik: Kendi bilgisayarıma lisanslı Vista’yı kurup, yazıcıyı kendi bilgisayarım üzerinden paylaşıma açacaktım. Açacaktım diyorum, zira öyle bir şey gerçekleşmedi. Yazıcıyı Vista işletim sistemine kurdum kurmasına ama bir türlü diğer bilgisayarların bu paylaşımdan faydalanmasını sağlayamadım.

Hal böyle olunca, yazıcının yazılımını başka bir arkadaşın bilgisayarına kurmayı ve oradan paylaştırmayı denedik. Bu sefer de Vista, XP kurulu bilgisayardaki yazıcıya bağlanmayı reddetti. XP kurulu bilgisayarlar yazıcıya erişebiliyorken, Vista üzerinden yazıcıya bağlanmam mümkün olamadı.

E tabi bu arada, Kubuntu işletim sistemi kurulu bilgisayarıma boşu boşuna Vista işletim sistemi kurmuş oldum. Vista kurduktan sonra, sistem beni 3-4 defa mavi ekranla  haşır neşir etti. Bir kaç kere sistem kilitlendi vs. vs.. Windows gezgini işlemi durdurdu hatalarını saymıyorum bile…Hatta faydası olur diye yeni çıkan Servis Paketi 1′i de kurdum ancak nafile.. Yine mavi ekran, yine çalışmayı durduran Windows gezgini…

En sonunda aradan geçen 3 gün boyunca yaşadığım Vista hezimetinden sonra, Kubuntu 8.04′ün kararlı sürümünün çıkmasını beklemeden Beta sürümünü bilgisayarıma kurdum. Tüm donanımları kurmam  ve kablosuz ağ kartını bilgisayara tanıtmam bir kaç dakikamı aldı. Beta sürüm olmasına rağmen sistem kararsızlığı yok. Donanım uyumsuzluğu yok. (Yalnız, kernel güncellemesi yaparsanız, bazı donanımlarınızın sürücülerini yeniden kurmanız gerekiyor. Beta sürüm olduğundan bu tarz bir hata da çok üzerinde durulacak bir sorun değil bana göre…)

Uzun lafın kısası, Linux kullanmaya başladığımdan beri 2 defa Windows işletim sistemine geri dönmek zorunda kaldım ve her iki seferinde de hüsrana uğrayıp bilgisayarıma tekrar Linux kurdum. Siz de Linux kullanmaktan korkmayın. Herhangi bir sürümü kurup deneyin. Kaybedeceğiniz tek şey bir kaç günlük “öğrenme safhası”ndan başka bir şey olmayacaktır. Alıştıktan sonra Windows kullandığınız günler için ah edeceğinize eminim :)